Lige iyi giren Fenerbahçe 2 haftadır duraklama dönemine girmişti. Gerçi Trabzon ve Alanya maçlarında ortaya konan oyun beklentilerin çok da gerisinde değildi. Geçen hafta gelen gollerdeki bireysel hatalar iyi oyunu gölgeler nitelikteydi. Ayrıca geçen hafta gösterdi ki Emre olmadan bu takımın oyun kurgusu hep zayıf kalacak. (Bugün ilk yarıda da aynı sıkıntıları yaşadığımızı söylemek mümkün.)
Maça gelirsek; kadro kalitesi ligin altında olan ancak Orgill gibi bu ligin üzerinde bir santrafora sahip Ankaragücü'ydü rakip. Geçen sene Tyler Boyd ile iyi işler yaparak takımı ligde tuttular ancak bu seneye parlak bir başlangıç yapamadılar. Fenerbahçe ise evinde iyi oyunu sürdürerek derbi öncesi rahat bir galibiyet ile temiz sayfa açma niyetindeydi. Transferin son günlerinde kadroya dahil edilen Adil Rami ve Luiz Gustavo da ilk 11'deydi. Geçen seneki ideal 11'den sadece Nabil Dirar vardı kadroda, o da geçen seneki mevkisine en uzak noktada oynuyordu.
Bu sene alışık olduğumuz üzere Fenerbahçe topa hakim olarak başladı maça. Rakibi bunaltmaya başlıyoruz, golü erken bulacağız derken bireysel hata belası yine başımızdaydı. Bu sefer baş rol oyuncusu Adil Rami'ydi. 16 dakika içinde yaptığı 4. hatalı pasta rakip golü bulmayı başardı. Topun arkasına geçip beklemeyi seven Ankaragücü karşısında iş bir kat daha zordu artık. Golü yedikten sonra toparlanmak uzun sürmedi neyse ki. Bu sezon ilk duran top golünü karambolde Zanka ile bulduk. Golden sonra Ankaragücü yeniden kabuğuna çekildi ve uzunca bir süre Altay'ı ekranda göremedik.
İlk yarı sona ererken maçın etkisiz elemanı Garry Rodrigues sakatlandı ve yerini Emre Belözoğlu'na bıraktı. Sakatlık sonrası dövünmesinden tahmin ettiğim kadarıyla uzun sürebilecek bir sakatlık var bileğinde. Bu değişiklik sonucu oyun kurgusu 4-2-3-1'den 4-3-3'e döndü. Kruse sol kanada geçti, Emre ise orta sahayı üçledi ve oyunu yönlendirme görevini üstlendi. Aynı zamanda Fenerbahçe uzun yıllar sonra 4 kaliteli sol ayağa sahip oyuncuyla (Emre, Kruse, Luiz Gustavo, Deniz Türüç) sahada yer aldı. İkinci yarıya gol bulma arzusuyla başladı Fenerbahçe ve 55-70 arası rakip kaleyi abluka altına aldı. Bunun meyvesini de Kruse'nin ortasında (gerçi ona orta denmez, al da at denir) Muriqi'nin golüyle buldu. Ankaragücü geri düştükten sonra bir pozisyonda yine ağır Fenerbahçe savunması arkasına sarkmayı başardıysa da Ozan Tufan müthiş bir zamanlamayla topun ağlarla buluşmasını engelledi. Canteros ve Tolga'nın şutlarında Altay ve Korcan yerinde hamleler ile görevlerini başarıyla yerine getirdiler ve maç 2-1 tamamlandı.
Altay Bayındır : (7/10) Üzerine düşen görevi yaptı. Yediği golü çıkarsa iyi iş yapmış olurdu, ben Orgill'in o köşeye vuracağını tahmin etmiştim. O da tecrübe kazandıkça bu tahminleri daha iyi yapacak.
Ozan Tufan : (8/10) Maçın en iyilerindendi. Gerek savunma kademeleri gerekse hücum aksiyonları anlamında keyifli bir 90 dakika izletti bize. Beklerin savunma hattına dönüşüyle orta alandaki formasını yeniden almak adına performansını sürdürmesi gerek.
Mathias Zanka : (7/10) Maçın golünü atan adama bu kadar düşük puan verilir mi? Savunma performansını düşününce verilir. Maalesef çok ağır, özellikle Ersun Yanal'ın düzeninde öne çıkan savunma hattında oynaması pek mümkün değil. Dilerim bunlar antrenman ile düzelebilecek sorunlardır.
Adil Rami : (5/10) Savunmada yerinde oynamayanlardan yana muzdaribiz sene başından bu yana. Bugün yerinde oynayan stoper yakıyordu bizi. Geleli bir kaç hafta oldu ancak fiziksel olarak henüz hiç hazır değil. Sağdan sola, soldan sağa çeviriyor oyunu ancak hızlı hücum hatları karşısında top kaybı yapması direkt golü yememiz demek.
Nabil Dirar : (6/10) İdareten sol bek oynuyor, giderek bunu hissettirmeye başladı. Neyse ki rakibin üzerimize gelmeye mecali yoktu da savunma zaafları pek ortaya çıkmadı bugün.
Deniz Türüç : (7/10) Geçen haftaki etkisiz futbolu üzerine paparayı yemiş olacak ki bugün sürekli aradı. Top alıp verdi, savunma arkasına koştu, iyi ortalar yaptı. Bu şekilde devam etmesi temennimiz ancak emeklerinin biraz daha skora yansıması gerek.
Tolga Ciğerci : (7/10) 8 numarada ileri geri durmadan çalıştı. İkinci yarı sol kanada destek vermeye başladı, bunu da idareten yürüttü. Savunma arkasına yaptığı koşu iyiydi ancak son vuruşu kötüydü. Eksiklerin dönmesiyle beraber kadrodaki yerini kaybedebilir ancak sezon boyu fayda sağlayacak bir oyuncu olacağı aşikar.
Luiz Gustavo : (8/10) Ayakları kalite kokuyor. Pozisyon almayı iyi biliyor, takıma alıştıkça performansının ne düzey olduğu daha net ortaya çıkacak.
Garry Rodrigues : (5/10) Sakatlanıp çıkmak zorunda kaldı ancak sakatlanana kadar da sahada varlığıyla yokluğu birdi. Kanat oyuncularından yana canımız epeyce yandı bu sezon. Dilerim haftaya yeniden sahada yer alır. Deplasmanda ona ihtiyacımız olacak.
Max Kruse : (8/10) 5 maç, 4 asist ligin en iyi rakamlarından. Oyun zekasının ne düzey olduğunu gösteriyor. Bugün bir kaç pozisyonda gole yaklaşsa da henüz golle tanışamadı. Haftaya ilk golünü bularak gerçek Fenerbahçeli olursa şahane olur.
Vedat Muriqi : (9/10) Hem galibiyeti getiren golü attığı için, hem rakibin kontra atağında geriye ölümüne depar atarak rakip atağı engellediği için, hem de arkadaşlarına servis yaptığı için günün en iyisi olmayı hak etti. Transfer olduğu gün bu düzey bir performans göstereceğini hiç sanmıyordum, beni yanıltmaya devam eder umarım.
Emre Belözoğlu : (8/10) Bel ağrıları nedeniyle ilk 11de yoktu ancak ilk yarının sonlarında oyuna dahil olarak oyun kurucu rolünü üstlendi. Attığımız golde de tam zamanında attığı pasla atağı başlatan isim oldu. Haftaya kendisinin top hakimiyetine, sakinliğine ve savunma arkası uzun toplarına çok ihtiyacımız olacak.
Jailson : (7/10) Bireysel hataları artmaya başlayınca formasını hazır olmayan Rami'ye kaptırdı ancak ikinci yarı geri almayı başardı. Stoper meziyetlerinin bir çoğuna sahip değil ancak savunma hattımızdaki tüm oyunculardan daha hızlı. Bu yüzden fiziksel mücadeleden ziyade savunma arkası topların tehlike teşkil ettiği maçlarda kadroda yer alması daha anlamlı.
Tolgay Arslan : (6/10) Son bir kaç dakika top tutup oyunu rahatlatmak adına sahadaydı.
Ersun Yanal : (8/10) Bu sezon ikinci kez geri düştüğü bir maçı 2-1 kazanmayı başardı Ersun Yanal. Oyun düzenini iyice dikte etmeyi başarmış görünüyor. Kanat ortası, göbekten ver-kaç, duran top, çapraz ters toplar.. bolca varyasyon içeriyor hücum planları. İş artık savunmayı oturtmakta.
Özetle; hücum hattı takımı öne geçirmekten öte savunma hattının hatalarını örtmeye çalışıyor. Ancak unutmamak gerekir ki büyük başarıların altında iyi savunma yatar. İyi savunma takımın en ileri ucundan başlar ancak biz basit savunmayı bile beceremiyoruz zaman zaman. Konsantrasyon eksikliğinden kaynaklanan bireysel hatalara bir çözüm bulmalı Ersun Hoca. Önümüzdeki hafta ve devamında gelecek maçlarda kaliteli hücum hattına sahip rakipler bu ağır savunma hattını duman ederler yoksa. Haftaya derbi heyecanı bekliyor bizleri. Savunma hattımız en büyük sınavını verecek, bakalım kimler sahneye çıkacak..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder