Futbolcu adına manşet atmayı sevmem, zira futbol takım oyunudur. Maçı kazanan da, kaybeden de takımdır. Ancak maça damga vurmanın ötesinde tek başına takımı sırtlayan bir oyuncu istisnayı hak ediyor. Tam adı Giuliano Victor de Paula. Brezilyalılardan alışık olduğumuz Souza'sı eksik. Eksik ama öyle bir top oynuyor ki, şiir gibi dediklerinden..
Rakiplerin birbiriyle oynadığı derbi haftasında kazanmaktan başka çare yoktu. Alınacak galibiyetle suni puan farkı kağıt üzerinde 3e, pratikte 0a inecekti. Fakat önemli eksikler ve rakip Kasımpaşa'nın yükselen formu tedirgin ediyordu bir yandan. Hafta boyu forvette kimin oynayacağı konuşuldu, cezalı Janssen, sakat Fernandao ve Soldado varken forma Robin van Persie'ye gidecek gibiydi. Ama Aykut Kocaman herkesi şaşırtarak 4-6-0 görünümlü 4-4-2 ile çıktı sahaya. Kazanan kadrodan Janssen yerine Alper vardı sadece.
Yurtdışında yaşadığım dönemde maçları malum linkler üzerinden izliyordum ve yayının geriden gelmesine alışmıştım. Ancak bugün hayatımda ilk kez stadda izlediğim bir maçın geriden geldiğine şahit oldum. Adeta Ersun'un, Zico'nun Fenerbahçe'si sahadaydı. Özellikle ilk yarım saatte rakibi boğan, çıkmasına izin vermeyen, Volkan'ın neredeyse kadraja girmediği bir Fenerbahçe izledik. Sadece sahadaki futbol değil, tribünlerdeki 35bin kişi de geçmişten gelmiş gibiydi. Golü de bulunca değmeyin keyfime dedim. Volkan yere yatmadan devre bitiyor derken frikikte barajdan seken topu kalemizde gördük ve devre 1-1 tamamlandı.
Geçmiş maçlarda gördüğümüz üzere golü yedikten sonra tepki vermekte güçlük çekiyoruz, hele ki yedek kulübesinde etkili bir santrafor olmadığını düşününce işler iyice sarpa saracak gibiydi. Hiç öyle olmadı, ikinci yarıda da yayın geçmişten gelmeye devam etti. Hızlı başladığımız ikinci yarıda da golü çabuk bulduk ve rahat futbolla oyun kontrolünü elimizde tutarak 4 golle 3 puana uzandık.
Volkan Demirel : (8/10) Görevini yerine getirdi, golde yapacak bir şeyi yoktu.
Şener Özbayraklı : (8/10) Isla sakatlıktan dönünce formayı geri verir diyordum ama bugün yaptığı 13 bindirme ile formayı bırakmayacağım dedi. Yediğimiz ilk gol öncesi yaptığı hata olmasa macin en iyilerin
Roman Neustadter : (9/10) Yerini gün geçtikçe sağlamlaştırıyor. Savunmada hatasız oynadığı gibi takipçiliği sayesinde kilidi açan golü attı.
Martin Skrtel : (8/10) Hemen her maç kalemizde gol görüyoruz ama yediğimizden fazlasını atan hücum hattına çok şey borçlu tüm savunma hattımız. Göze batan bir hatası olmasa da gol yemeyen bir savunma görmek istiyorum artık.
İsmail Köybaşı : (7/10) Sol açıkta Valbuena'nın olmaması sayesinde formayı kapan İsmail orta karar performansına devam ediyor. Hücuma katkısı fena değil ama bir kaç haftadır takımı yakabilecek pas hataları, top kayıpları yapıyor. Bunlar yarın bir gün canımızı yakabilir.
Mehmet Topal : (7/10) Ozan'ın yükselen performansına karşın 3 haftadır formasını yeniden alan Mehmet Topal eski günlerinden uzakta, takımın zayıf halkalarından birisi maalesef. Savunma anlamında hocanın istediklerini yerine getiriyor olsa da ileriye yardımı yetersiz.
Josef Souza : (7/10) Tek ön libero oynadığı maçlarda maçın yıldızı olurken çift ön liberoda kayboluyor. Hücumu neredeyse hiç düşünmedi.
Nabil Dirar : (9/10) Forvetsiz sahaya çıktığımız karşılaşmada topu nasıl ileri taşıyacağız diye düşünürken Dirar bugün bütün yükü üzerine aldı adeta. Sağ kanatta Şener ve Giuliano ile kurduğu üçgenler sayesinde 2 asistle maçın yıldızlarından biri oldu.
Giuliano : (10/10) Yazının ve maçın kahramanı. Nasıl olmasın ki? 2 gol, 47 isabetli pas, hatta 87. dakikada rakip sağ beki kovalamak.. Forvet arkasına koy oynar, sol açığa geç dersin oynar, gol bölgelerine girer, attıkça takımı sırtlar götürür. Helal olsun sana Giuliano. 2018 Rusya seni bekliyor.
Aatıf Chahechouhe : (7/10) Bir başka zayıf halka da Aatıf. Kanat oyuncusundan beklenen savunma katkısını fazlasıyla veriyor, ama işin hücum yanı pek öyle değil. Çok koşuyor gibi görünse de verimliliği çok düşük.
Alper Potuk : (8/10) Bu sezon ileri uçta oynayan oyuncularımızdan skor katkısı kısıtlı düzeyde ancak arkadaki üçlüyü iyi besliyor. Alper de forvet arkası oynadığı maçlarda 5 gol buldu bu sezon lig ve kupada, forvette oynadığı bu maçta da golü bulabilirdi ancak şans ve golcülük becerisi yanında değildi.
Mathieu Valbuena : (8/10) Takımın en çok isteyen oyuncusu hep Valbuena. Girdikten sonra 2 gole katkıda bulunacağını düşünüyordum ama 1 gol atmakla yetindi. Haftaya kendisini sol açıkta görmeyi diliyorum.
Mauricio Isla : (7/10) Sakatlık sonrası kısa da olsa forma şansı bulması olumluydu. Haftaya yerini alır ve bıraktığı yerden devam eder umarım.
Oğuz Kağan Güçtekin : (7/10) Takımın geleceği bu çocuk, sezon boyu şans verip kazanmak gerek.
Aykut Kocaman : (9/10) Forvet tercihi tartışılır olsa da kazandığı için sonuna kadar haklı. Rakibi iyi analiz etmiş, kanatlardaki üçgenlerle boş alanlar yakalayıp goller buldu. Gerekeni yapacağım dedikten sonra 4te 4 ile devam ediyor. Bir kaç galibiyet daha alırsa liderlik koltuğuna oturur.
Özetle; Giuliano gibi bir futbolcun varsa yediğin golden korkma! Doğru pozisyonda oynayınca kalitesini sahaya yansıttı ve takımı yeniden zirveye ortak hale getirdi. Stadyumdaki 35bin taraftarın desteğini arkasına aldıkça bu takım daha da yukarı gider. Yeter ki okyanusları geçerken derede boğulmayalım!
Çok yerinde bi analiz olmuş öncelikle tebrikler. Çoğuna katılmakla birlikte bu maçın bana hissettirdiği ana fikir takım olmanın önemiydi. Baskı yaparken, skora giderken, topu uzaklaştırırken, gole sevinirken takım reaksiyonları vermek gelecek için de ümit vericiydi.
YanıtlaSil