1 Mart 2015 Pazar

Gördün mü Hanya'yı Konya'yı

               Ligin bitimine 12 maç kalmış, Fenerbahçe rakiplerine şampiyonluğu altın tepside sunuyor adeta. Karşısında ligin zayıf ekiplerinden Torku Konyaspor var ama rakibi yenmek adına ortaya hiçbir şey koymuyor sarı lacivertliler. Yeni stadıyla Konya, Türkiye’nin yeni futbol mabedi. En yüksek doluluk oranı Konya’da oynanan maçlarda, üç büyüklerin iç saha maçlarından bile fazla. Yazının ilk tebriği stada ve futbol oynamayı elverişli hale getiren zemine.

                Fenerbahçe’nin iki sezondur ideal 11’ini herkes ezberledi. Kalede Volkan, geri dörtlüde Gökhan-Alves-Egemen-Caner, önlerinde Meireles-Mehmet Topal-Emre, ileride Kuyt-Emenike-Sow. Dün bu ideal 11’in 4’ünden mahrum olarak çıktı sahaya Fenerbahçe. Ancak en garip tercih şüphesiz savunma hattındaydı. Ligin ilk yarısında uzunca bir süre hemen her hafta gol yedikten sonra Egemen’in dönüşüyle ve Alves’in form tutmasıyla beraber son 9 maçta sadece 3 gol görmüştü kalesinde Fenerbahçe. Volkan ve Caner’in yokluğu olumsuz bir faktördü zaten, bir de üzerine yabancı sınırlaması nedeniyle kenarda kalan Alves eklenince savunma iyice dağıldı.

                Mert’in ilk 8 dakika içinde iki hatalı çıkışının biri tehlike, diğeri gol oldu. Artık Volkan’ın yerine Mert’in kaleyi devralması gerektiğine inananlar var ancak ben Mert kaledeyken nedense güven duymuyorum. İyi bir yedek olduğundan bahsedebiliriz ancak konsantrasyon eksikliğinden midir bilmiyorum, ilk 11’de çıktığı maçları genelde en az bir hatayla tamamlıyor ve bu hata pahalıya mal oluyor. Son 4 sene içinde çeşitli dönemlerde forma giydiği 20 lig maçının 11 tanesinde puan kaybetmiş Fenerbahçe. Hepsinde hatalıdır demek doğru değil ama kendini yeterince hazır tutmadığı da bir gerçek.

                Şok golün ardından Fenerbahçe’nin kendini toparlaması zaman aldı. İlk yarıda Gökhan’ın son dakikalardaki şutu dışında gol pozisyonu yoktu neredeyse. Gökhan demişken, iki haftadır kaçırdığı basit goller belki de takımın 5 puanına mal oldu. Türkiye’nin koşu mesafesi ve pozisyon bilgisi olarak en iyi sağ beki diyebiliriz ancak top tekniği sıralamasında çok gerilerde. Şöyle bir düşündüm en son ne zaman istediği yere ortalayarak asist yapmıştır diye, aklıma Türk Telekom Arena’daki ilk derbi geldi. Alex’in 87’de kafayla köşeye bıraktığı top sonrası 2-1 kazanılan mücadele.

                Torku Konyaspor’un gol atmaya pek mecali yoktu. Zaten kaleci hatasıyla maçın başında golü bulunca tekrar gelmeyi düşünmediler. Maçı da 2 gol pozisyonuyla bitirdiler, yani Fenerbahçe savunmasına iş düşmedi. Düştüğü pozisyonda da işini yapamadılar ne yazık ki. Kadlec’in sol bek performansı ise çok yetersizdi. Caner’i daha çok arıyor Fenerbahçe bu tür günlerde. Egemen hırsının ödülünü golle aldı, ilk yarı sonunda Gökhan’a yaptığı gol olmayan asist ise Diego’dan beklediğimiz ama göremediğimiz hareketlerdendi.

                Selçuk Şahin’in oynadığını iddia edenler var ama ben göremedim sahada kendisini. Son haftalara oranla çok etkisizdi. Topal da takımın durgun oyununa uyum sağlamıştı. Emre oyuna girene kadar bütün duran topları Raul Meireles kullandı ve bu topların yarısını kaleci alırken, diğer yarısına Konyasporlu savunma oyuncuları vurdu. Emre’nin yaptığı ilk orta gol oldu. İsmail Kartal’ın Meireles-Diego tercihi de tartışılır. Emre’nin maç öncesinde kendini iyi hissetmemesi nedeniyle kadronun son dakikada değiştiği söylendi. Emre’nin olmaması orta sahanın yaratıcılığını çok aşağı çekti. Bu noktada Meireles yerine Diego’yla başlamak (en azından ikinci yarı başında) daha mantıklı bir tercih olabilirdi. Diego 90. dakikada sol baldırına darbe alarak düştü, hakem penaltı olarak değerlendirmedi. Benim de ilk yorumum Diego’nun penaltı almak adına darbeyi beklediği yönündeydi, oysa iki adım ötede kaleyi cepheden gören Emre’ye topu bıraksa Fenerbahçe sahadan galibiyetle ayrılabilirdi.

                Hücum hattı evlere şenlik son haftalarda olduğu gibi. Moussa Sow geldiğinden beri en kötü performansını sergiliyor, oyuna olumlu katkısı hiç yok. Emenike çabalıyor gibi görünüyor ancak o da verimsiz. Kuyt da son 1.5 senedir hem skora katkı yapan, hem 90 dk mücadele eden oyuncu görüntüsünden uzakta. Webo oyuna girdikten sonra ligin en çok katkı veren oyuncusuydu ancak onda da yaşlanmanın etkileri artık net olarak görünüyor. Ciddi bir revizyona ihtiyacı var Fenerbahçe’nin transfer döneminde.


                Son olarak İsmail Kartal diyelim. Maçtan sonra verdiği röportajlarda kullandığı belli kalıplar var. “İyi mücadele ettik”, “performanstan memnunum”, “oyuncularımı kutluyorum”, “şanssızdık”… Gerçekten maça ilişkin değerlendirme yaptığını neredeyse hiç hatırlamıyorum. Oyuncularını medyanın önüne atmamak adına eleştirmiyor ama bu kadar verimsiz hücum hattıyla şampiyonluğu kaçıracağının farkında değil gibi. Önünde 3 kritik maç var, içeride Galatasaray, dışarıda Gençlerbirliği ve yine Kadıköy’de Beşiktaş. 9 puan alamazsa şampiyonluk hayal olur, bunun farkındadır umarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder